Sırma Duman

Sırma Duman

Uluslararası Ekonomi Politik Yüksek Lisans Öğrencisi

Hem iktisat bölümü mezunu ve hem de uluslararası ekonomi politik yüksek lisans öğrencisi olarak hem iş hayatında hem de akademik hayat içerisinde var olma çabası içerisindeyim. Teori ve pratik arasındaki dengeyi iyi kurmaya çalışıyorum.

Bu bağlamda Bilgi Üniversitesi’nin öğrencilerine sunduğu imkanlar ve yeni perspektiflere daha gerçekçi açılardan bakıyor ve burada yaratılan değeri netlikle görebiliyorum.

HIVE Deneyimi

Her şey mail kutumda üst üste HIVE başvurusu için hatırlatma e-mailleri almam ile başladı. Bir noktadan sonra neden şansımı denemiyorum dedim. Program için seçilen şehir olan Berlin ise, her zaman benim aklımda özellikli ve cazip idi.

9-28 Mayıs 2018 tarihleri arasında, kabul edilmeme kadar olan süreç macera dolu geçti; günlük hayatımda karşıma çıkan beklenmedik sıkıntılar, o hafta stresle, hep zaman baskısı ve koşturmaca içerisinde bir sonraki adıma hazırlanmama sebep oldu. Arada yaşanan küçük-büyük heyecanlar ve kendiliğinden gelişen baş etme yöntemleriyle bir şekilde hızlı bir dönüşüm başladı.

Umutsuzluk insanın yaratıcılığını ve verimliliğini kısıtlar. HIVE´ın belki en büyük katkısı bir bakış açısı sunması ve bu bakış açısının içinde umutsuzluğa yer yok. Bu bakış açısının içinde denemek var, yanılmak var, çözümler bulmak ve başarmak var. Kısaca, HIVE az ya da çok hepimizin yaşamak isteyebileceği türden bir dünyaya açılıyor. Yeterince zekice projeler üretir ve gerçekçi bir şekilde uygulamaya koyabilirseniz, sosyal girişimlerde özel sektörün dinamizmi ve gücüyle çalışabilirseniz, başarı ve dönüşüm beraberinde gelecektir. Teknoloji ve açıklık ise bunun anahtarıdır. Paylaşım ve birlikte çalışma olmadan netice elde etmek bu anlayışa göre pek mümkün değil.

Program sırasında tam olarak aynı şekilde düşünmesek de benzer bir düşünce yapısına ve kritik bir düşünme şekline sahip olan insanlar tanıdım. Tek tip düşünce kısırlık yaratırken, HIVE´da fikirler çeşitli idi; sadece dünyaya bakış açısı ve var olan sorunlara yaklaşımlar ve çözüm motivasyonları benzer bileşenler üzerine oturuyordu. Temel olan ortaklık, bireylerin güçlendirilmesi, özgür düşünce ve pozitif değişim ekseni. Dünyayı değiştirmek iddialı bir çıkış noktası. Hepimiz öyle ya da böyle dünyayı kurtarmak istiyoruz; ancak nasıl yapacağımız konusunda çoğunlukla bir fikrimiz olmuyor. HIVE´da pratik örnekler ve uygulamalar ile bunun mümkün olduğunu görebiliyoruz. Bu noktada bir şeyin mümkün olduğunu bilmek belirleyici, çabalamaya devam etmemiz için bir şeylerin mümkün olduğuna dair inancımızdan kaynak bulur.

Program dahilinde kendinize, 10 yıl-5 yıl-1yıl ve 90 gün olmak üzere rota çizmeniz bekleniyor. Bu, kendinizi yeniden temel hayat beklentilerinize ve verebileceklerinize göre hizalamanız için bir fırsat. Hatta programın kurucusu, sizden bu hedeflerinizin yazılı olduğu kağıdı duvara asıp fotoğrafını kendisine göndermeniz için söz alıyor. Kişisel hedeflerinize ulaşmanız ve sadece bireysel olarak değil, en yetenekli olduğunuz alanlarda sivrilmenizin hedeflenmesi programın işlerliği açısından büyük bir gösterge. Paylaşılan kişisel tecrübeler ve defalarca vurgulandığı üzere açıklık ile yaklaşmak bir sosyal ağa dahil olduğunuz hissini güçlendiriyor.

Temel prensip, bireylerin her birinin güçlü olduğu ve liderlik geliştirdiği bir sistemin gücünün de etki alanının da katlanarak artması üzerine. Bu sistemde katma değer üretimi odaklı sosyal çevrenin önemi ve yatay düzlemde iş birliklerinin, döngüsel ekonominin ve ekosistemlerin korunmasının önemi ön plana çıkıyor. Program sırasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Planı´nı defalarca çeşitli formatlardaki çalıştaylarda ele aldık. Günlük hayatımızda da dünya gelişiminin hatta çevremizdeki birçok dönüşümün, bu kararlaştırılan 17 hedefe ulaşmaya yönelik adımlar olduğu, konu ile ne kadar fazla ilgilenirseniz o kadar belirginleşiyor.

Temelde kendi karakteriniz, hedefleriniz ve hayatta değer verdiğiniz amaçlar ile örülü bir yolda yürüme riskini almak, bu riski almış ve başarılı olmuş insanlar görünce daha yapılabilir duruyor. Tabi ki biz bu insanları başarılı oldukları için görüyor ve başarısız olanları da o çalışma alanında olmadıkları ya da başarısız olup aynı zamanda vazgeçmiş de oldukları için göremiyor olabiliriz. Dünya gelişmeye her zaman açık. Başarılı öğrenmenin yolu her zaman düşmeyi öğrenmekten geçiyor, oradaki birçok girişimcinin başarı hikâyeleri olduğu kadar başarısızlık hikâyeleri olduğuna da eminim; aksi halde birbirlerine o kadar büyük bir anlayışla yaklaşamazlardı.

Program öncesinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Kariyer Merkezi´nin sunduğu imkânlar, profesyonel koçluk çalışmaları ve detaylı analizler de iç görü geliştirmemde ve kendimi tartmamda oldukça yardımcı oldu.

Hayatta bize cesaret verebilecek bir nokta, başarının her zaman doğru anda, doğru şekilde alınan bir riskten ileri gelmesidir. HIVE´da da konuşmacılarda ve tanıtımlarında, verdikleri örneklerde bunu gözlemleyebiliyoruz.

Peter Drucker Challenge Deneyimi

BİLGİ aracılığı ile haberdar olduğum Peter Drucker Challenge’a Haziran 2019’da makalemi ilettim ve süreç boyunca aldığım destek 70 civarı ülkeden 300 kişinin başvurduğu bu uluslararası yarışmada bana 9.’luğu getirdi ve resmi olarak yayınlandı.

Süreçten bahsetmem gerekir ise; evet, buradan hem bir başarı hem de bir teselli hikayesi çıkabilir, çünkü hazırlığımın çoğu tek bir ay içerisinde, yollarda ve bayram tatilinde idi. İş amaçlı yurtdışında bulunduğum bir dönemde BİLGİ Talent ile görüştük, bana ihtiyacım dahilinde başvurabilmem için çok değerli bir hocamız atandı. Havalimanında önceden bu yarışmada derece almış makaleleri okudum. Peter Drucker'ın eserlerini ve hayatını inceledim, sonrasında da Rönesans dönemi üzerinde durdum. Kendi çevrem ile konuştum, sohbet sırasında, sosyalleşme anlarında konuyu bu yöne çekerek fikirlerini aldım, ne düşündüklerini öğrendim, kendi düşüncelerimle birleştirdim. Bayram tatilinde İstanbul’da kalmak durumundaydım, oturdum ve yazdım.

Bu başarıyı getiren birçok faktör ve insan var, hepsine tek tek teşekkür etmeye çalıştım. Bunun dışında tüm Bilgi Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Yüksek Lisans Bölümü hocalarımın her birine bana kattıklarından dolayı çok teşekkür ederim.

10 Mayıs – 13 Haziran 2019 arasındaki günlerde hayatın doğal akışının yanı sıra gündemim Peter Druker idi. Doğal akışın getirdiği, doğal olan ya da olmayan başka konular ve durumlar ile de uğraşıyordum aslında o sırada.

Önceden ödül alan, bu tür “easy reading” kategorisindeki makalelerde gördüğümüz ve önerilen, özellikle kendimizden ve hayat hikayemizden bahsetmemiz. O bölümü derinleştirmek özellikle zor oldu; çünkü kendimden bahsederken hep fazlası ile zorlanıyorum. Hatta makale pek bir filtreye tabi olmadan, iletildiği gibi yayınlandı, o yüzden bir cümle içinde tarihte rakamları ters yazmış olma durumum da var makale üzerinde, dikkatle okuduğunuzda fark edeceksiniz…

Şimdi önümüzde sürecin en keyifli kısmı var, Viyana ve 11. Uluslararası Peter Drucker Forumu. Konumuz, ekosistemlerin gücü ve ağ dünyasında yönetmek…

Başarıya giden sadece tek bir yol yoktur.

Hep birlikte büyümek ve gelişmek dileği ile ...