Ege Buket

Ege Buket

Hukuk Öğrencisi

BİLGİ’deki dördüncü yani son yılımı doldururken, bu süreci yazıya dökmek bana en başta aidiyet duygusunun gerçek anlamını düşündürdü. Lise döneminde sabit bir müfredat eğitimiyle birlikte aslında kendi seçimim olmayan konularda bilgi sahibi olurken kendimi hiçbir eğitim kurumuna ait hissetmedim. Size o dönemde hukuk okuma idealine sahip olduğumu söylemeyi çok isterdim ancak uzun bir süre tek hayalim genetik mühendisi olmaktı . Hatta üniversite tercihlerinin yapıldığı dönemde Mimarlık Fakültesi’ni kazanmak isteyen yakın bir arkadaşımla BİLGİ’yi ziyaret ettiğimde gelecek dört sene boyunca burada olacağımı ve buraya ait hissedeceğimi aklımın ucundan bile geçirmemiştim. O gün kendimi Hukuk Fakültesi’nin tanıtımında  buldum ve daha sonrasında benim için çok değerli biri olan hocamın anlatımıyla bu fakültenin sadece müfredat ve derslerden ibaret olmayan, hukuku dikte etmek yerine anlamlandırmaya çalışan bir yer olduğunu gördüm. O günün akşamı ailemle sohbet ederken üniversiteyi BİLGİ’de okumak ve Hukuk Fakültesi öğrencisi olmak istediğimi anlattım. Onlar da sen yazmayı ve konuşmayı hep çok severdin ancak hiç kuralcı değilsin hukuk nasıl olacak şimdi dediler. Bunun sebebi ise o gün hukuka BİLGİ’nin gözünden bakmamış olmalarıydı.

 

Fakültedeki ilk senemde hayatımda ilk defa ders çalışmaktan keyif almaya başladım. Çünkü katıldığım her dersi öğretmekten büyük keyif alan, işini gerçekten severek yapan ve bilgi asimetrisine rağmen öğrencisinin fikir ve görüşlerini önemseyen  hocalardan dinledim. Böylesine özverili ve başarılı hocalara sahip olmak da bana geleceğe yönelik  ve gündüz düşü niteliğinde hayaller kurmayı öğretti. Bu okul öyle bir yer ki, size verilen eğitimi benimsediğiniz ve öğrenmek istediğiniz zaman her şeyi önünüze seriyor. İşte o noktada hukuku sadece ders, sınav veya meslek olarak değil de derinliği ve analitiği olan bir bilim olarak algılamaya başlıyorsunuz. Ben de bu şekilde BİLGİ’de kendimi tanıdım ve değerli hocalarımın yoluma tuttuğu ışık sayesinde, istediğim ve emek verdiğim sürece tutku duyduğum her konuda başarılı olabileceğimi öğrendim. Üçüncü sınıftayken çok değerli bir hocam “Çocuklar sizin işiniz insan olacak, bu yüzden insan ayırmayın ve elinizden geldiğince herkesle sohbet edin, herkesi tanıyın zira okul da bunu yapmak için en büyük şansınızdır.” demişti.  Aldığım değerli tavsiye sonucunda dört senede yaşam boyu sürmesini umduğum arkadaşlıklarım ve çok güzel paylaşımlarım oldu. Her arkadaşım bana ayrı değerler kattı.

 

Bunların yanında fakültemin bana kattıklarına değinecek olursam; eğitim dilinin büyük bir kısmının İngilizce olması, hukukun uluslararası boyutu ile tanışmamı sağladı ve bu konuda önümü açtı. Okulda edindiğim bilgi birikimi ve Hukuk İngilizce’si sayesinde iki sene boyunca İngiltere ve Hollanda’daki Hukuk Fakülteleri’nin yaz programlarında hukuk eğitimi aldım ve BİLGİ’nin bana sundukları bu programlardan mükemmel bir verim almamı sağladı. Bunun yanında üçüncü sınıfta çok sevdiğim bir hocamın önerisiyle İstanbul Tahkim Kurumu tarafından düzenlenen Geleceğin Tahkim Avukatı Yarışması’na okulumuzun takımının bir üyesi olarak katıldım. Bir sene boyunca takım halinde çalışmayı, teoride gördüğümüz bilgileri pratiğe uyarlamayı, bir konuyu derinlemesine öğrenmeyi tecrübe ederken aynı zamanda bir kez daha okuduğum bölümü ve arkadaşlarımı ne kadar çok sevdiğimi fark ettim. Yoğun bir çalışma dönemi sonucunda takımca yazdığımız cevap dilekçesi, onlarca dilekçe arasından En İyi Dilekçe ödülüne layık görüldü. Bunun yanında takım arkadaşlarım ve desteğini hiç esirgemeyen hocalarım sayesinde yaklaşık 340 öğrencinin katıldığı yarışmada Geleceğin Tahkim Avukatı Ödülünü kazanmanın sevincini yaşadım.

 

Geçen dört senede anladım ki başarı ve ideallerin temeli aidiyet duygusundan geliyor. Çünkü kendimizi tanımaya başladığımız yer aslında ait olduğumuzu hissettiğimiz yermiş. Daha önce de belirttiğim üzere bu fakültede Hukuk sadece kurallarla ve sonuçlarla değil mantık ve sebeplerle öğretiliyor. Sadece arkadaşlarınız değil, size her konuda destek olan hocalarınız da aileniz oluyor. Onların desteği ve emeğiyle kendinize olan güveniniz artıyor, bu sayede hayal kurmayı öğreniyorsunuz. Dolayısıyla benim için BİLGİ’li olmak, ait olduğun yerde olmak ve kendini tanıyıp hayallerinin peşinden gitmek anlamına geliyor.