Ece Nur Özsarı

Ece Nur Özsarı

Avrupa Birliği İlişkileri Öğrencisi

Hayatımın yeniden şekillendiği, üniversitemi evim gibi gördüğüm ve bir an bile ayrılamadığım İstanbul Bilgi Üniversitesi ile yolum 2014 yılında kesişti. BİLGİ ile ilk tanışmam, okuduğum lise ile geziye geldiğimizde oldu ve o gün üniversitenin kapısından çıkarken kendime, 5 ay sonra bu kapıdan öğrencin olarak gireceğim dedim. 

Dilediğim gibi oldu, geziye geldiğim ve aşık olduğum okula 2014 yılının Eylül ayında öğrencisi olarak adım attım. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 2 yıllık program olan Dış Ticaret Bölümü’nü kazandım. Liseden Meslek Lisesi çıkışlı olduğum ve lisede de Dış Ticaret programı öğrencisi olduğum için üniversitede bu bölümü okumak istedim. Tercih listemi hazırlarken bölümün İngilizce Hazırlık Programı’na dahil olduğunu görünce ilk tercihim olarak yazdım çünkü BİLGİ’nin İngilizce Hazırlık Programı’nın ne kadar iyi eğitime sahip olduğunu çevremden çok fazla işitmiştim. 2014 yılının Eylül ayında başlayan serüvenimin ilk senesi Kuştepe Kampüsü’nde olan Hazırlık Programı ile geçti.

Hazırlığın bittiği gün bütün arkadaşlarım ile “santralistanbul Kampüsü’nde görüşürüz” diye vedalaştım çünkü BİLGİ’ye gelen her öğrencinin hayali santralistanbul Kampüsü’dür.

2015 Eylül ayında nihayet bölüme başlayacaktım, ders seçimimi yaptım ve ders programım onaylandıktan sonra derslerimin Kuştepe’de olduğunu görünce ufak çaplı bir hayal kırıklığı yaşamadım diyemem, bilmiyordum ki Kuştepe Kampüsü’nde geçireceğim 2 senenin o kadar muhteşem olabileceğini. Derslerimin Kuştepe Kampüsü’nde olduğunu öğrenince hemen danışman hocamı arayarak, doğruluğunu teyit ettirdim, biraz moral bozukluğu vardı tabi çünkü bütün arkadaşlarıma “santralistanbul Kampüsü’nde görüşürüz” demiştim. Derslerin başladığı o büyük gün geldi ve santralistanbul Kampüsü’ndeki bütün arkadaşlarım aramaya başladı, ben de çok cool bir şekilde “Ben hayatıma gözümü açtığım yerde devam ediyorum arkadaşlar size başarılar” diyerek kapattım J Hayatımın en güzel  2 yılıydı, bunu ne zaman arkadaşlarıma anlatsam inanmıyorlar ama gerçekten öyleydi. En samimi arkadaşlarımı orda buldum, Fotokopici Ceyhun Abi ile kanka oldum, Yemekhanedeki abilerle ve ablalarla o kadar samimi olmuştum ki, birbirimize isimlerimizle hitap ederdik.

Sosyal yaşamımı bir yana hocalarımla aram fazlasıyla iyiydi, hiçbir işim olmamasına rağmen sırf canım sıkılıyor diye hocalarımın yanına gider çay, kahve içip sohbet ederdik ve hiçbir zaman geri çevirmezlerdi. Kuştepe Kampüsü hikayemi anlatmaya devam edersem bu yazı bitmeyecek gibi en iyisi ben BİLGİ sayesinde hayatıma yeni bir renk katan 2016 yazından bahsedeyim. 2016 yılında Tercih Günleri’nde çalışmaya başladım. 2 sene öncesinde benim yaşadığım stresi yaşayan öğrenciler ve aileler okula geliyor ve onlara BİLGİ’yi anlatıyorsun, okuluna aşık bir insan için yapılabilecek en iyi işlerden biriydi. Bu iş sayesinde, iletişim becerilerimi güçlendirdim, takım çalışmasının ne demek olduğunu öğrendim, bir kriz anını yönetmeyi öğrendim ve en güzeli de muhteşem bir sosyal çevre edindim. Her bölümden arkadaşlarım oldu, bu işi yapan uzmanlarımızla aramızda çok güzel bir bağ oluştu. Mesai bitiminde E1 binası önünde voleybol oynamak, 50 kişi toplanıp Maçka Parkı’na gitmek, birlikte sayamayacağım kadar aktivite yapmak, kısacası bu iş sayesinde mükemmel bir aileye sahip oldum.  Güzel günler çabuk bitermiş, BİLGİ ile 2014 yılında başlayan serüvenimin son yılı gelip çatmıştı, 2017 yılında gözler yaşlı bir o kadar da gurur dolu olarak bölümümü başarıyla bitirerek mezun oldum. Tabii ki BİLGİ ile hayatım böyle sonlanmadı, insan bu kadar aşık olduğu bir şeyden bu kadar çabuk ayrılamazdı.

Mezun olduktan sonra Dikey Geçiş Sınavı’na girdim ve iyi bir puan alarak bütün Tercih Listemi İstanbul Bilgi Üniversitesi ile doldurdum. Sonuçlar açıklandığında aşkımızın yarım kalmadığını öğrendim ve BİLGİ ile yepyeni bir serüvene açılıyordum. Avrupa Birliği İlişkileri Bölümü’nü kazandım, şu an 3. sınıf öğrencisiyim ve maalesef ki 2020 yılında bitecek serüvenime adım adım ilerliyorum. İşte herkesin hayalini kurduğu Santral Kampüsüne adım atmıştım artık bütün derslerim bu kampüsteydi. Okulda her türlü görevlerde yer aldığım için Santral kampüsüne aşinaydım tabi ki ama fazla büyük olduğu için Kuştepe’nin samimiyetini özlemiyor değildim. Bildiğiniz üzere Dikey Geçiş Sınavı 2 yıllık bölümü 4 yıllık bölüme tamamlama sınavıdır. Genelde benim gibi Dış Ticaret Bölümü’nden mezun olan öğrenciler Uluslararası Ticaret, Lojistik gibi bölümlere tamamlamayı tercih eder ama ben Avrupa Birliği İlişkileri Bölümü’nü tercih etmek istedim ve kazandım. Farklı bir alanda okumayı tercih ettiğim için Dış Ticaret Bölümü’nde aldığım derslerimin çoğu sayıldı ancak Avrupa Birliği İlişkileri Bölümü’nden almam gereken bazı dersler olduğu için 1 yıl okulum uzadı bazıları bu duruma üzülebilir ama tabi ki bu beni fazlasıyla mutlu etti, BİLGİ ile 1 yıl daha okumak. Bölüme başladığımda elbette ki zorlandım, üniversite evet inanılmaz bir yer ama ders konusuna gelirsek hiç kimse rahat bir şekilde geçemiyor bunu bir kabul edelim. BİLGİ’ye evim dememin bir diğer nedeni ise sınav dönemlerinde okulda uyuyup okulda uyanmam, pijamayla okulun içinde gezmem veya sınav dönemlerinde çorba dağıtılması ile anne sıcaklığını hissetmemden kaynaklanır.

Güzel günler akıp giderken, 2016’da çalışmaktan zevk aldığım Tercih Günleri’nde 2018 yılında tekrar çalıştım ama bu sefer farklı oldu çünkü okulumun hem MYO kısmı hakkında her şeyi biliyordum hem lisans kısmı hakkında deneyimliydim. Gelen öğrencilere DGS yaptım tekrar BİLGİ’yi kazandım demenin güzel yanı vardı veya 2 sene öncesinde okulu ziyaret eden öğrencilerle birlikte takım arkadaşı olup “Ece, 2016’da biz geldiğimizde okulu sen tanıtmıştın şimdi buradayız” demesinin gururu ve mutluluğu vardı. Tercih Günleri’nde çalışmanın kattığı becerileri yukarda da bahsetmiştim ve bu beceriler daha fazla deneyimle birlikte daha da arttı. Şu an Bölümüm de 3. sınıftayım aynı zamanda işinin ve okulunun aşığı olmamdan dolayı Tanıtım Departmanı’nda görevli öğrenci olarak çalışmaktayım. 2016 ve 2018 yılında görevli öğrenci olarak çalışmalarım ve kendimi geliştirmemden dolayı şu an Takım Kaptanı olarak çalışıyorum. 2014’de ki Ece’ye dönüp baktığımda “Vay be Ece” demekten kendimi alamıyorum. BİLGİ bana çok şey kattı, çok fazla arkadaş edindim, ailemden bile daha çok gördüğüm ve belki de ailem kadar yakın olan dostlara sahip oldum, tecrübelerimin arttığı yer oldu, dışarda tanımadığım bir kişiye yol tarifi edemeyen ben topluluk önünde konuşma yeteneğine sahip oldum veya bir takıma liderlik etmek ne demek onu öğrendim.

BİLGİ benim evim oldu derken mübalağa yapmıyordum, 2020 de yalnızca lisans hayatım bitecek ama BİLGİ ile olan bağım ve aşkım hiçbir zaman bitmeyecek...