Alperen Yılmaz

Alperen Yılmaz

Televizyon Haberciliği ve Programcılığı Öğrencisi

Lise hayatım boyunca “Hangi bölümü düşünüyorsun?” ya da "Ne olmak istiyorsun?" gibi sorulara verecek bir cevabım hiç olmadı. Her zaman kendimi daha iyi tanıyıp bu doğrultuda karar vermem gerektiğini biliyordum. Lise 4 yılının yaz tatilinde, tam tercih döneminde, o zamana kadar yaptığım, başardığım, deneyimlediğim her şey gözümün önünden geçti ve kararımı verdim; İstanbul Bilgi Üniversitesi, Televizyon Haberciliği ve Programcılığı!

Hiç bilmediğim, hiç araştırmadığım bir bölümün öğrencisi oldum. Eğer benim gibi son anda karar verdiyesiniz bu biraz atmosferde asılı kalmak gibi. “Evet TV Haberciliği okuyorum ama, ne yapacağım ben buradan çıkınca?” Tam bu noktada BİLGİ çok hayat kurtaran bir yer oldu benim için. Medya sektöründe olmak istediğimi ve geleceğimi düşündüğümde yüzümde tebessüm belirdiğini biliyordum, ama her şeyi uygulayarak öğrenmen gereken bir alan. 1. Sınıfın Bahar döneminde MED 228, Web Radio dersi aldım ve okul radyosu "RadyoVesaire" ile tanıştım, ders kapsamında "İçerde Hayvan Var" adlı bir hayvan haberleri & hakları programı yaptım. Dönem sonunda ilk içeriğimi üretmiş, ilk radyo programımı yapmış ve bir okul kulübünden "Sosyal Medya Sorumlusu" olmak üzere teklif almıştım. 2. Sınıfa geçtiğimde resmi olarak kulüp tüzüğünde ismi ve imzası olan, sorumlulukları olan bir öğrenci haline gelmiştim -ki bu insana kendini çok iyi hissettiriyor-. Daha sonra BİLGİ’nin öğrenci stüdyosu RGB’de yine ders kapsamında görevler aldım. Bu süreçte "Robot kamera, kameramanlık, resim seçicilik, editörlük ve sunuculuk" gibi alanlarda çalıştım. Her sene bitiminde "Ben ne yapabilirim?" soruma daha çok seçenek ekleniyordu.

Radyonun bana yönelttiği ve başta pek de önemsemediğim "Sosyal Medya" alanı gündelik hayatımda da çalıştığım bir alan. Kendimi bu konuda dışarıdan destekleyerek, radyoda daha fazla uygulayarak kendime bir iş kapısı açtım. 3dots adlı bir etkinlik & organizasyon ve caz müzik şirketinin sosyal medya hesaplarını yönetiyorum, aynı zamanda Zorlu PSM’nin de sosyal medya saha sorumlusuyum. Bu sene yine radyo içerisinde geliştirdiğim proje, "Engelsiz Radyo" ile radyonun ismini ufak reklamlarla binlerce kişiye taşıdım. Proje ile görme engellilere de program afişlerimizin tanıtımını yapmak ve RadyoVesaire’yi herkes için yaşanılabilir bir yer haline getirmeyi amaçlıyorum. Kısa bir süre içinde olumlu yorumlar almaya başladık, bunun manevi doyumu hepsinden özel ve güzel. BİLGİ’nin öğrenci kulüpleri okul hayatınızda size çok farklı şeyler yaşatabilir. Çok aktif olmasanız bile bir kulübe kayıtlı olmak özgeçmişinizde de güzel sonuçlar veriyor.

Bölüme kamera önü hayalleriyle giren bir öğrenci olarak şu an geldiğim noktada çok daha farklı alanlarda başarılı olabileceğimi ve neler yapabileceğimi gördüm. Kendinizi adadığınız taktirde olumlu yönde değişim kaçınılmaz. 3. Sınıfımı yeni bitirdim. 3 senenin son noktasında RGB’de kendi içeriğim olan bir projenin yönetmenliğini yaptım, RadyoVesaire’nin 3 sene sonunda yeni başkanı oldum ve BİLGİ’de aldığım eğitimler sayesinde sosyal hayatımda üzerine konuşabilecek çok şey öğrendim. Dijital alanla ilgili birçok şeyi iş hayatımda deneyimliyorum, televizyonculuk ve üzerine olan her şeyi derslerde öğreniyorum.

En büyük zevkim kendi bütçemle yurtdışı seyahatleri yapmak, mümkün olduğunca her sene yapıyorum. Öğrencilik hayatımın son senesini de farklı projeler, yeni programlar ve güzel mi güzel Avrupa seyahatleriyle süslemeye devam edeceğim! Zaman yönetimi iyi yapıldığında 24 saate, 365 güne sıkıştırılmayacak hiçbir şey yok. Bu ufak yorgunluklarla harika arkadaşlar edinmek, yeni şeyler öğrenmek ve güzel anılar biriktirmek BİLGİ’de mümkün!